17 Haziran 2012 Pazar
Babalar Günü
Bugün babalar günü.Ben çok mutluyum.Bugün hep beraber kahvaltı edeceğiz ve ben çok mutlu olacağım.
Yukarıdaki yazı ve resim bizim Minik'e aittir. Her hakkı mahfuzdur.
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Bu Mücver Başka Mücver
Mücver lezzetli bir yemek olduğu kadar yapımı da çok basit olan bir yemektir. Peki, bu mücver neden başka mücver? Çünkü içinde yok yok... Birazdan malzemeleri sayarken de ortaya çıkacak ne kadar zengin olduğu. Hem lezzetli hem faydalı. Klasik mücver gibi ana malzemesi kabak ve dereotu elbette. Fakat ben evde mücverin içine yakışabilecek ne varsa koydum ve sonuç enfes! Yaz mevsiminin başlamaya çalıştığı şu günlerde ağız tadıyla yenebilecek keyifli yemeklerden biridir mücver. İçinde sebze olduğu için çocukların da yiyebileceği yiyecekler listesinde yer alır. Hele bir de bolca yoğurt eklendiğinde tadına doyum olmaz... Özellikle sarımsaklı yoğurt... Sözü fazla uzatmayalım hemen malzemelerine ve yapımına geçelim:
Malzemeler:
2 adet kabak
1 Adet havuç
1 adet patates
1 adet kuru soğan
Yarım demet dereotu
Yarım demet maydanoz
2 yemek kaşığı kuru nane
3 adet yumurta
1 cup (250 ml.) un
Yarım paket kabartma tozu
Yeteri kadar tuz, karabiber ve toz paprika
Aslında mücvere fesleğen de çok yakışıyor ama evde yoktu maalesef dolayısıyla dileyen taze ya da kuru fesleğen de ekleyebilir bu malzemelerin içine.
Yapılışı:
Önce soğan bir güzel ince ince doğranır ve kabın içine atılır. Ardından, dereotu incecik doğranarak kabın içine gitmeye hak kazanır. Sıra sebzelerde... Dilediğiniz sırada tüm sebzeleri (kabak, havuç, patates) rendeleyerek kabın içine ekleyebilirsiniz. Son olarak da 3 yumurta, un ve kabartma tozu ile baharatlar da kabın içine gittikten sonra bir yemek kaşığıyla tüm malzemeler homojen bir hale gelene kadar karıştırılır. Karışımın görüntüsü ilk resimdeki gibi olmalıdır, ne çok sulu ne de çok hamur hamur. Bir püf noktası: Kabağın kabuklarını soymayın, boşuna kabuktaki vitaminleri çöpe atmaya gerek yok. Mücver karışımı kızgın yağda altın sarısı rengi alıncaya kadar kızarmaya hazır. Bir püf noktası daha: Yağ kızgın olmalı ama çok da yüksek ateşte olamamalı. Eğer ateş çok açık olursa bu sefer mücverlerin dışı hızla kızarıyor ve içleri çiğ kalabiliyor. Kısacası ateş ayarı önemli. Artık mücveriniz hazır. Afiyet olsun...
27 Mayıs 2012 Pazar
The Winner is... Sweden: Euphoria...
İşte bu seneki Eurovision 1.si... Asıl adı Lorine Zineb Noka Talhaoui olan Fas asıllı Loreen'in Euphoria adlı parçası rekora imza atarak 372 puanla ülkesi İsveç'e birincilik getirdi. Zaten tüm Eurovision bahis sitelerinde de İsveç 1 numaradaydı yani belliydi 1. olacağı denebilir. Güzel parça, solistin de sesi oldukça güzeldi ehh daha ne sonuç birincilik oldu. Her zamanki gibi komşu komşuya olayı yaşandı... Peki ya Türkiye? Türkiye de 112 puanla 7. sırada bitirdi yarışmayı. Tebrikler Bonomo, elinden geleni yaptın, böylesi stresli bir yarışmada ülkemizi en iyi şekilde temsil ettiğine inanıyorum. Heyecanı var mıydı? Vardı... Aslında yarı final seçmelerinde de heyecanlanmıştı hatta koreografiyi bile unuttuğu söylendi. Dün akşam da heyecanı vardı. Olsun... Tekrar teşekkürler Bonomo. Neyse önümüzdeki sene bakalım bizden kim katılacak? Yarışmadansa katılacak olan şarkıcının seçimi, seçilme aşaması daha heyecanlı oluyor bizde nedense ((:
26 Mayıs 2012 Cumartesi
"57. Eurovision Song Contest 2012": Baku Crystal Hall AZERBAIJAN...
Bu sene Azerbaycan'ın Bakü şehrinde 57.'si düzenlenen Eurovision şarkı yarışmasında "Love Me Back" parçasıyla ülkemizi temsil edecek olan Can Bonomo'ya başarılar!!!!!!!!!!!!!!! Pozitif enerjisi ve sempatik duruşuyla iyi bir derece alacağına inanıyorum!!!! Haydeeeeeeeeeeee Bonomo!!!!!! ((:
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Arjantin'den Mate Çayı Fincanı
Mate çayı Arjantin'e özgü bir bitki. Çobanpüskülü cinsinden çalımsı ya da küçük ağacımsı bir bitkinin yapraklarının kurutulmasıyla elde ediliyor Mate çayı. Şimdi nerden çıktı bu mate çayı ve bardağı? Şurdan çıktı; bir kaç hafta evvel televizyonda Arjantin'le ilgili bir belgeselde gördüm bu çayı. Yemeğin ardından geleneksel olarak getirildiği gibi parklarda bahçelerde bütün Arjantinliler'in elinden düşürmediği bir çaymış bu. Açıkçası çaydan ziyade üzeri kimi zaman gümüş olmak üzere değişik desenlerle süslenmiş sukabağından bardağın tasarımı daha çok ilgimi çekti. Resimde görünen pipetin ucunda bir süzgeç var, mate çayının yaprakları ağıza gelmesin diye tasarlanmış. Bu arada pipet metal. Dolayısıyla içecek çok sıcak hazırlanmıyor. Yoksa aşırı sıcaktan keyif acıya dönüşebilir. Bardağın içine bol miktarda mate yaprakları konduktan sonra kaynatılmamış su ekleniyor ve demlendikten sonra da çay hazır hale gelmiş oluyor. İsteyen e-bay ya da Amazon gibi alışveriş sitelerinde bu şirin bardağı bulabilir. Ben şimdiden evin hangi köşesine koyabilirim diye düşünmeye başladım bile ((:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



