25 Şubat 2021 Perşembe

ÇIFIT ÇARŞISI

Malzemeler

 Bir önceki yayında yanık efektli bir parmak kullanmıştım. Nasıl yaptığımı anlatacağım derken araya epey zaman girdi. Her neyse, bu işlerde ana malzeme (olmazsa olmaz) nose ya da scar wax denilen hamurumsu bir madde. Bu maddeyi kullanırken vazelini de ihmal etmemek gerekiyor ki cildimize uygularken pürüzsüz bir dokusu olsun. Önce küçük bir parçayı az bir vazelinle harmanlayarak elimizde yoğuruyoruz sonrasında yapılacak efekte göre cildimize uyguluyoruz. Uygulama sırasında kenarların ciltle bütünleşerek görünmez olması ve doğallığı çok ama çok önemli. Bu resimde görünmüyor ama wax yapıştırıcısını da unutmamak gerekir. Çünkü yapıştırıcı sürülmediğinde vazelinin kayganlığı onca çabayla yarattığınız efekt yerinden oynatabiliyor daha da beteri verdiğiniz şekil ya da dokuda hatta renklerde şansız bozulmalar oluşuyor. Bu yapıştırıcının fotosunu da bir sonraki yayında koyacağım. Kan da çok önemli elbette heleki gerçekçi bir görüntü istiyorsanız kan olmazsa olmaz. Kan çok kullanılan ve hızlı biten bir malzeme olduğu için ben kanı kendim yaptım. Çok çok basit bir tarifi var: bir ölçek bal, biraz su ve kırmızı ve çok azıcık mavi gıda boyası. İşte hepsi bu...

14 Şubat 2021 Pazar

REAL OR FAKE?

Bu fotoğrafı buraya bırakıyorum... Yarın anlatacağım 😊

13 Şubat 2021 Cumartesi

BEN GELDİM...KİMSE VAR MI?

Haydi bakalım... Yine yeniden...
Zor işmiş yahu... Ama olsun...Ha gayret...Bunca zaman sonra (8 yıl 🤪) Uyduruktan bir fotoyla geri dönüş... Geçmiş yazıları okudum az önce ne de güzel yazmışım bir kısmını... Sadece yazıları okuyabildim resimsiz!! Çünkü 8 yıl önce yaptığım bir hatadan dolayı blogdaki özene bezene çekip seçtiğim resimlerin hepsi uçmuştu! Canım sıkılmış ve bu sayfayı terk etmiştim. Aradan yıllar geçti... İnternet ortamı çok değişti... Facebook'lar, Twitter'lar, Youtube'lar, İnstagram'lar... Daha adını yeni yeni duyduğum sosyal medya uygulamaları... Hepsinden birer parça tadına baksam da bu blog platformu eğlenceliymiş dedim bugün kendime... Eeh hadi dedim, başla... Telefondan yazmak da kolay değilmiş neyse... Bi bilgisayarım olsaa 😏😏

25 Nisan 2013 Perşembe

Tchibo 4'lü Yumurta Şekillendirici

 Tchibo bir kahve zinciri olmasına karşın her hafta çıkardığı yeni tema başlığı altında tekstilden tutun aksesuara, mutfak malzemelerinden mobilyaya kadar geniş bir yelpaze altında hem internet sitesinden online satış yapıyor hem de şehrin bilimum alışveriş merkezlerine yayılmış ya da nüfus yoğunluğu bolca olan ana caddelerine açılmış mağazalarında hizmet veriyor. Üstelik mağazada sadece alışveriş yapılmıyor biraz soluklanmak ve Tchibo'nun leziz kahvelerinin tadına bakmak için minik masalarında da oturulabiliniyor. Ben daha çok online sitesini kullanıyordum ta ki Paypal ile anlaşmalarını bitirene dek... Türkiye'de Paypal ile çalışan güvenilir online alışveriş sitesi bir elin beş parmağını geçmezken Tchibo'nun ödemeleri Paypal aracılığıyla alması benim için uçsuz bucaksız kupkuru çölde şırıl şırıl akan bir pınar bulmak ile eşdeğerdi doğrusu. Ancak maalesef Paypal ile anlaşmalarını kestikten sonra benimle de ilişiklerini kesmiş gibi oldular. Çünkü Paypal benim için inanılmaz kullanışlı ve internet üzerinde yapılacak online alışverişler için son derece güvenli bir araçtı... Velhasıl eskisi kadar alışveriş yapamaz hale geldim.  

Yine de Alman markası Tchibo'yu çok yakinen takip eden ve beğenen bir müşteri olarak bu son çıkardıkları yumurta kaplarına bayıldım!!!! İnternet sitelerinden satın alamamış olsam da geçen gün mağazasında üstelik de indirime giren ürünler reyonunda buldum onları!! Biraz "nasıl olur?", "yumurtalar bu kapların şeklini nasıl alırlar?" diye düşünmedim dersem yalan olur. Ama nihayetinde mağazadan çıkarken Tchibo torbası içinde yumurta kaplarıyla elimdeydi!!! 

Bu sabah ilk denemeyi gerçekleştirdim. Sonuç: Beklediğimden daha başarılı. Bence yumurtalar daha küçük olursa daha da başarılı bir sonuç elde edilecektir. Bizimkiler M boy yumurta oldukları için kenarlarından taştı. Hatta "eyvah" dedim, "hiçbir şeye benzemeyecekler!"... Kenarları biraz temizleyince sorun kalmıyor. te sonuç ortada, gayet güzel ve şirin görünüyorlar. Tavşan olan benimki, kalpli olan ise miniğinki ((:

11 Nisan 2013 Perşembe

Sebzeli Türlü

 Geçen gün Digitürk'ün platformunda yayınlanan "Her Şey Tadında Programı"nda, şef Eyüp Kemal Sevinç tarafından pişirilen "Taze Kekikli Türlü" yemeği, görüntüsü itibariyle beni cezbetti. Genelde böyle zor tarifler için mutfağa zor girerim... Ama gel gör ki lezzeti ve besleyiciliği açısından beni ikna etmeyi başardı bu tarif.  Sebzelerin pişirilme evreleri açısından biraz meşakkatli bir tarif olasa da pişirmeye ve her türlü emeğe değer. 

Televizyonda izlediğim tariflerin leziz görünümlerinden etkilenmenin yanı sıra lezzetlerini de hissedebilmenin önemli olduğuna inanıyorum. Örneğin, bir televizyon programında bir yemek yapılıyor. O yemeğin lezzeti önce damağımda canlanıyor ve evde kendim o tarifi uyguladığımda elde ettiğim sonuç tahminimdeki lezzeti yakaladıysa olay bitiyor!

İşte türlü yemeğinde de kural bozulmadı. Damağımdaki lezzet ile yemeği yaptıktan sonraki lezzet birbiriyle birebir örtüştü. Lezizdi, lezizzzz...
Tek fark şef, reçetesinde taze kekik ve taze kereviz yaprağı da kullandı ama benim tarifte kereviz yaprağı yok, kekik olarak da evde bulunan kuru kekiği tercih ettim. 

Malzemeler:
 

500 gr. kuzu kuşbaşı
1 adet patlıcan
1 adet kabak
2 adet havuç
2 adet patates
1 adet soğan
1 su bardağı iç bezelye
1 su bardağı su
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı biber salçası
Kekik

Tuz
Karabiber


Yapılışı:

İlk önce piyaz doğranmış soğanları düdüklü tencerenin içinde kavurdum, biber salçasını da koyduktan sonra biraz daha çevirdim soğanları. Hemen ardından kuşbaşı etleri attım tencereye. Onları da hızlı hızlı çevirdikten sonra cak suyu ekleyim tencerinin kapağını kapattım ve düdükten buhar çıktıktan sonra düdüğü indirip ocağın altını ölü gözü diye tabir edilen çok kısık ateşe getirdim. Etleri yaklaşık 2 saat pişmeye bıraktım. 
Etler düdüklü tencerede bir güzel pişerken önce küp küp doğradığım patatesleri ardından yine küp küp doğradığım patlıcanları kızarttım. Onları peçete serdiğim bir kabın içine koyduktan sonra bir tavada küp küp doğradığım havuçları zeytinyağında çevirmeye başladım. Havuçlar biraz kızardıktan sonra yine küp küp doğradığım kabakları ilave ettim. Kabaklar hızlı kızardığı için onları havuçtan sonra koydum. Tavaya son olarak da dondurulmuş bezelyeleri ekledim yaklaşık 5 dakika sonra da ocağın altını kapattım. Üzerine kuru kekiği ektim. 2 saat sonra etler pişince tüm sebzelerle etleri bir fırın kabında buluşturdum. Bu arada yemeğin tuzunu ve biberini de unutmadım. Yaklaşık olarak 200 derece fırında 15 dakika kadar daha pişirdim yemeği. İşte bu kadar... Sonuç leziz... Bu arada "yanında neyle servis edilebilir acaba?" sorusuna cevap: Kuskus ((: Ama bizim kuskustan... Pilavdan daha çok yakışıyor inanın...
Afiyet olsun.