21 Aralık 2008 Pazar

EVE ALIŞMA DÖNEMİ BİTMEK BİLMİYOR!

Yeni evimize taşınalı bir buçuk ay oluyor. Ama alışma dönemi bitmiyor. Özellikle minik nedense bu konuda çok zorlanıyor. Gene bir hastalık dönemi geçirdik, hem de 10 günlük bir antibiyotik tedavisiyle. Hastalık evresinde tüm çocuklarda bir iştahsızlık olabiliyor. Yemek konusu tam bir kabus oldu çıktı. Hastalığı atlattık, ama iştahsızlık ve öğürmelerin sonu gelmiyor bir türlü. Ne yapacağımı şaşırdım. Bir de üstüne yeni odasından korku başladı. Dedesinin onun için tasarlayıp inşaa ettiği oyuncak evi odasından çıkarttırdı. Neden evi istemiyorsun sorusuna verdiği cevap da aynen "içinde biri var, korkuyorum" oldu. Tamam tam bu dönemde korku duygusunu tanıma gelişiyor biliyorum. Fakat her şey çok üst üste geldi. Yeni eve uyum sağlayamama, ardından iştahsızlık, hastalık, korku... Gece uyanmaları, zor yatmalar, öğlen uykusunu hiç uyumama... Çok yoruldum galiba. Açıkçası sinirlerim epey bozuk bu aralar. Başka meşgalem de yok. Belki bir uğraşım olsa, ev dışında kafamı kurcalayacak bir şeyler olsa bu kadar takılmam. Sorun tek bir merkeze odaklanmış olmam sanırım. Dönemler bitmiyor. İki yaş sendromları, korkular, kişiliği oturtma çabaları, bilinçlenme... Neyse her şeyin başı sağlık, sağlık olsun da gerisini hallederiz herhalde...

30 Ekim 2008 Perşembe

TAŞINIYORUZZZZ!!!

Offf oofff gene taşınma telaşı... 2 sene dayandık ve yine taşınıyoruz. 5 sene içinde kaç tane hane değiştirdik bugüne kadar? Bir bakalım:
- Kazakistan (Astana)
- Ankara
- Rusya (Ekaterinburg)
- Ankara
- İstanbul
- ve yine İstanbul

"Her taşınma 1 yangına bedeldir" derler, ne kadar da doğru söylemişler. Her taşınmada kaybolan eşyalarımı (ufak tefek de olsa) saymaya parmaklarım yetmez maalesef. Ama bir yandan "tebdil-i mekanda ferahlık var" da derler. Hangi söze kulak vermeli ki acaba? Elbette motivasyonu kaybetmemek için ferah fuhur olanı seçmeli (: Aslında kim ne derse desin, zor iş taşınmak. Her ne kadar şimdiki nakliye firmaları tüm ıvır zıvırları bile tek tek toplasa da... Umarım her şey yolunda gider. Şimdilik biraz tadilatımız var. Boyaydı, badanaydı, parke cilaydı falan. İşler bitince de alacağız eşyaları sırtımıza ve geçeceğiz yeni eve. Bir süre internet olmayabilir tabii, telefon nakliydi, internet bağlantısıydı... Malum ülkemizde halen bu işler biraz zaman alıyor. Çok iş var çooooooooook!!!

28 Ekim 2008 Salı

4-5 gün önce blog'uma girmek isterken "bu siteye erişilemez mahkeme kararıyla kapatılmıştır" yazısıyla karşılaşınca gözlerime inanamadım! Nasıl yani? Ben ne yaptım ki acaba? derken, blog spot sitesinin tamamen kapatıldığını anlamam çok uzun sürmedi. Umarım bir daha olmaz diyorum. Herkese bol şans diliyorum!

22 Ekim 2008 Çarşamba

NAZARA GELDİK!


15 gündür başımızı hastalıklardan kaldıramıyoruz! Benim boğazım, ardından kızın orta kulak iltihabı, derken mükemmel zamanlamayla sinüzitim bizi bu aralar epey yordu. İlaçların yanı sıra bol C vitamini kaynağı olan portakal suları, ıhlamur, tavuk suyuna çorba, muhallebi derken blog olayı da rafa kalktı doğal olarak. Mevsim geçişlerinin faturası ağır oldu bu sene. En kısa zamanda kendimize gelir gelmez tekrar yazmaya devam edeceğim. Bu kadar uğraştım valla bırakmak istemiyorum. Hadi bize geçmiş olsun! (: